H

Eskiler Ve Yeniler (Yarışma İçin Özel Yazdım.)

Hatırlar mısın?
Bir keresinde küçük, şirin bir evde iken,
Derdik aaa ne büyük bir ev diye hemen.
Şaşırır ama günlerin nasıl geçeceğini,
Nasıl o kadar hızlı geçeceğini,
Asla bilemezdik.
Hatırlar mısın?
Her okuldan gelişimizde,
Bir yemekle karşılaşırdık anne eliyle.
Hatırlar mısın?
Hep aynı çatı altında,
Yağmurlu günlerde,
Birbirimize sıkıca bağlandığımızı.
Küçükken derdik,
Hep bir aile ömründe,
Hep beraber yaşayacağız bir evde.
Hatırlıyor musun?
Aklımızdan çıkardı öyle zamanlar.
Sayılar, işlemler, kelimeler, oynaşmalar, arkadaşlar.
Biz aklımızdan hiç çıkmayacak dedik, tek birşey için,
Herşey unutulsun, yıkılsın; yalnızca bir ev ve bir aile olsun diye.
Günler geçtikçe, dünyanın yalan dolan olduğunu öğrendik.
Eskiler eski de kaldı,
Yeniler modalandı.
Gün geçtikçe nasıl da değişiyor insanlar,
Akıllarıyla, düşünceleri ile tutulmuyor bazı sözler.
Oysa hiç unutmam dediği şirin bir evi unutmuştu,
Yeni modalanan lüks evleri aklına kurmuştu.
Bir değeri yok; o lüks evlerin, büyük evlerin,
Eski ana ocağı gözbebeği idi eski insanların.
Bir harabe olarak gördükleri o evler,
Hep en iyisi idi, hep en şirini, en tatlısı idi o zamanlar.
Eski evlerin yanında bir inek,
Eksik kalmazdı çok kez bir binek.
Eski evlerde bir seccade, bir de Kur'an bulunurdu,
Şimdi ise bir seccade, bir Kur'an zor bulunurdu.
Sobalar insan yüreğini ısıtır, dertli koymaz idi,
Şimdi ne soba kaldı, ne dost, ne aile kaldı, ne ev kaldı.
Eskiden bir ev önü tarladan, bağdan, ibaretti.
Şimdi ise bir ev önü dumanlarla dolu yollardı.
Eskiden evlerde cana yakın insanlar olurdu,
İmdi ise evlerde sirkât çoğalır oldu.
Eski evlerde büsbüyük saclar,
Üstünde nefis bazlama, börekler olurdu.
Eski evlerde ne olursa olsun, bir tat olurdu,
Şimdi tatsız evlerde, tatsız sohbetler var olmuştu.
Ey Dost!
Hatırlar mısın?
O eski günleri?
Evin önünde seksekler oynadığımızı?
Üç oda, tek katlı evimizde saklambaç oynadığımızı?
Şirin Annemizden leziz yemekler yediğimizi?
İnternet olmayan ortamda ders çalıştığımızı?
Elektrik kesildiğinde, mumlar ile günü geçirdiğimizi?
Hülasa Ey Dost!
Hatırlar mısın evimizi?
Evimizi ve ailemizi çizdiğimiz resimleri hatırlar mısın?
Yoksa bir hiç gibi bir tarafa bırakıp onları,
Sende bizlerden ayrı mı düştün?
Anılarımızın saklı kaldığı o hazineyi, defineyi,
Yokluklar ülkesine mi sürdün?
O eski evleri, yıkıp yerine lüks evler mi binâ ettin ey dost?
Birçok yılımızı, ömrümüzün yarısını o evlerde geçirdiğimiz
Evleri acımasızca bir tarafa atıp, ailemizi unutup,
Sende onlardan mu oldun ey dost?
Düşünce ve Yorumlarınızı Bekliyorum...
Ferhat Sinan SANDAL
23.09.2023 19:00
©hüsrev