Ahh benim eşkiya ruhum..!
Dağ tepe gezdin ama, buzulları erimedi gönlünün.
Tutunamadın, hakikatli bir sevdanın ocağında,
Hep yarım kaldın, biraz aralık...
Kaçtı durmadan mutluluk, sürgünlüğü yaşadın dağlarda..
Görmezden gelemezdin saf sevgileri,
oysa bir kelebek gibi konsaydı yurduna..
Ömründen adardın.
Can siperhane...
Kaşla göz arası uçurumlar açtın sıra sıra,
Yurtlanmadın hiç birini, yaşamak deyip ölmeye üşendin...
Izbe kuyularda gerçek aşkı aradın durdun..
Ahh ah eşkıya ruhum..!
Bir silahın sürgüsünde devşirdin akşamları.
Fişeği ateşleyip şakağından vurdun umutları.
Etten kemikten bir bedenin içinde konar göçer oldu sevdalar...
Ahh benim eşkıya ruhum..!
Boşuna haykırma hiç ovalara, bayırlara,
Kuşlar anlamaz senin dilinden, çıplak suretleri gürül gürül akar derelerin.
Duymazlar seni...
Şöyle bir dumanlı dağlarında keyif çatar gözlerin,
Pusuya yatmış hasretler gizlenir eteklerinde,
O dem sütten kesilir gözbebeklerin, gayrısına sukuta çalar dillerin..
Işte o vakit sonsuzluğu yudum yudum içersin....
©halleberry
H