G

Eşref Saati Mektupları

Bizden bahsetmeli denizlere
Ve yahut yaşamdan biraz
Tuz biber katsa yaralara seneler
Ölüm bu kadar acı olurmuydu ya?
Gece lambası kadar sönük 
Hürriyet kadar sütbeyaz ömrüm
Yelkenlerimi savurup meltemlere
Mektuplar sacabilmelimiyim dalgalar boyu
Cebimden iki mangır çıkarıp
Sahipsiz bir çiçek edinebilirim yada
Sahi çiçekler neden bu kadar ölü
Bahçeme güneş vurmadigindan olsa gerek
Ve zaman neden bu kadar adaletsiz
O çıkıp gitmeler,veda buseleri neden var
Babama sordum bu soruyu
Öylece bakıp kaldi tavana
Tavanda ne olsa gerek 
Bir ideolojik kadın asılıydı 
Hani şu çocukken vurulduğum 
Iri göğüslü kadın 
Orada duruyordu
Urganı geçirmiş boynuna 
Bir akdeniz sehri gibi gülümser bakıyordu yüzüme
Ve bu şehir tutsaklığına tutsaklık katıyordu
Pekisiyordu kırmızılı rujlu kadının dudakları
Asma tavanda hayallerimle boğuşuyordu
Bir öpücük kondursam simdi yanağına
Tümüyle benim olurmusun?
Bütün herşeyinle
Kaçıp gitmelerin,Öpüşlerin
Sıcak şehvetinle
Gökyüzüne bakıp seninim diyebilirmisin
Şu güzelim istanbula 
Saat cok geç olmadan gel
Gece perdelerim inmeden 
Sütunu kaynatmadan haydarın
Vakit gecikmeden gel 
Ömrüm geçmeden 
Şu güzelim boğazda bir içim sarılıp
Kokunu çekme vaktine denk gel ki
Kız kulesi ve galata rıhtımı
Hasetle seyretsin yeşile çalan gözlerini