S

Eve Dönüş

Hangi derdime dokunsam kapkara bir gelinlik dökülüverir.
Hani o canevi denilen pencerelerden.
Kendine has tavrıyla eser saçlarım.
Koşarlar cocuklar gibi Akçakale'nin yalın ayaklarında.
Bataklıkları içmiş insanlar beliriverir adamlık diplerinde.
Yağmura gebe gözlerle ağlama nöbetleri birde.
Neye dokunsam rengini yitiriyor artık.
Çekiveriyor donanmalar kendini kumsallarına.
Mateme bürünüyor düğün evi sakinleri.
Karanlık senfoniler icra ediyor ağustos böcekleri.
Yürüyor beyaz gelinlikli tabutlar gelincik tarlasına.
Besteleri unutulmuş eve dönüş türküleriyle.
Dertler düşerken parsel parsel kucaklarıma,
sabrımı baston yaptım dert denen kamburuma.
Bütün bu demdemeye rağmen uzansam...
Ellerimle değil, canımla sana.
©sedat33