"Eylül'dü"
Yorgun argın
Çıktığımız mevsimin yokuşu
Gözlerini asıp takvim yapraklarına
Ellerini çekip almıştı
Toprak kokusuna hasret yaprakları...
Saatler onu beş geçe duruyordu
Unuttuğumuz sedir ağacı boş sandalyede
Yarım bırakılan kadehler gibi
Durgun bir rüzgâr fısıldıyordu
Avuç içimizdeki yangınlara...
Çıkmaz sokaklar
Son kez çıkıyordu
Kimsesiz çocuklar mezarlığındaki
Selvi ağaçlarına...
Yanı başımızda bekleyen
Ölüm keskin nefesini
Vuruyordu boğazımızdan geçen
Kuru ırmağın kıyılarına...
Eylül'dü
Sonbahar'da suçunu itiraf ediyordu
Kurduğumuz hayallerin
Can ağacında
Son nefesini verirken...
©eminbarut
E