Ezelin aynasında, bir suret belirdi, Yaradan'ın nefesiyle, ruh bedenlendi. Adem'den Havva'ya, bir aşk hikayesi, Cennet bahçesinde, masumiyet meyvesi.
Yılanın fısıltısı, cennetten kovuluş, Dünyaya iniş, gözyaşı ve soluk. Şeytanın vesvesesi, nefsin karanlığı, İnsanlığın savaşı, iyilik ve anlığı.
Nuh'un gemisi, tufanın öfkesi, İbrahim'in ateşi, putlara nefesi. Musa'nın mucizesi, Kızıldeniz'in ayrılması, Firavun'un zulmü, adaletin bayraklaşması.
Davut'un zaburları, Süleyman'ın bilgeliği, Zekeriya'nın duası, Yahya'nın cesareti. Meryem'in saflığı, İsa'nın mucizeleri, Haç ve çarmıh, kurtuluşun gizemleri.
Ve sonunda geldi, son peygamber Muhammed, (s.a.v.)Kuran'ın nuru, karanlığı delen. İslam'ın bayrağı, göklere yükseldi, Hakikat ışığı, tüm dünyayı aydınlattı.
Namaz ve oruç, zekat ve hac, İslam'ın dört direği, kulun tacı. Sabır ve şükür, tevekkül ve teslimiyet, Müminin süsüdür, her an her yerde.
Dervişin gönlünde, Allah sevgisi yanar, Tasavvuf yolu, Hak'ka ulaşır. Elif elif zikri, kalbi nurlandırır, Mevlana'nın sözleri, ruhları aydınlatır.
Bu dünya bir imtihan, bir ayna gibi, Her amel bir iz bırakır, ebedi bir hikâye gibi. Sonunda hesap günü, hesaplaşma zamanı, Cennet ve cehennem, sonsuz bir yuvaya varış anı.
Ezelden ebede, bir yolculuk bu hayat, Allah'ın rızası için, her an bir mücadele. Dua ve niyazla, merhamet ve şefkatle, İnsanlık davasında, birer meşaleyle.
Unutmayalım, her nefes bir nimet, Her gün bir şans, her an bir fırsat. Şükretmek ve paylaşmak, insanlığın görevi, Ezelin aynasında, güzel bir iz bırakmak gerçeği.
©hasanbey.
H