FASL-I BAHAR
Yıldız gibi parlar sana gözler bu cihanda.
Hisler dile gelmiş ama suskun cerihamda.
Bekler seni mecnun gibi yorgun bi' limanda.
Hasret seli vurmuş cana, ruhum perişanda.
Bilmem nası' düştüm yüzü cennet bi' hayale.
Sabrın bile hoştur bana vuslat çilehane.
Zülfün yele hürdür ama gönlün hapishane.
Mazhar olan aklım sana sarhoş bi' virâne.
Gönlün teli gizden, kime saklar şu visali?
Ömrün dili gözden, sana çağlar su misali.
Gurbet yeli tezden esip almış bu hayali.
Fecrin teni özler seni, bi' gelsen sağ salim.
Esbabını bilmem niye gülmez yüze karşı.
Mehtabına hayran iken olmam güle aşık.
Dergâhına yunus edip açsan bana arşı.
Pervane o şaşkın gece gündüz sana karşı.
Nâr'ın göğü dağlar feri sönmüş bu diyârda.
Târ'ım sana ağlar, dîl'i kalmış gülizârda.
Canan yolu dardır, taşı sümbül, yükü hardan.
Lakin sonu yârdır, yüzü gülden, özü kardan.
Mızrabına lütfum; yolu senden çiziversin.
Deryasına meftun çölü benden biliversin.
Reyhanına fersah kula candan gülüversin.
Feryadı da kalmaz seni bir kez görüversin.
Gölgen Ay'a şavktır, kar'a emsal bu cemâlin.
Seyrin ulu nasttır, gam'a güzîr o kemâlin.
Cemren ser'e konsun,ele kerdir şu mecâlim.
Kimler beni sorsun, seni söyler arzuhalim.
Vecdin bana par par, yaşıyorken eriversem.
Bess olmadan aklım serhaddine geliversem.
Toprak cana zârdır, maicine dalıversem.
Maicinin alevinden birden yanıversem.
Sultan-ı yegâhın ulu nâğmesidir nidân.
Sevdaya merâmım sana değmesidir bir an.
Ebrûsu penahın raif hanesidir her an.
Gözlerde semanın ala kisvesidir mercan.
Mihrindeki tonlar fasl-ı bahârın narıdır.
Zihnimdeki yollar o şehriyârın yanıdır.
Gönlümdeki allar bu bahtiyârın kanıdır.
Virdimdeki sırlar da gülistânın nazıdır.
Ruhum demin' almış, özü gözler ufuğundan.
Fercin bilip aşsam bînihaye kaf dağından.
Ferşin nura tezyîn zîrâ dehr-i şafağından.
Gel gör kimi kalmış başka senin ışığından?
Hatrın eli sızlar seni bilmek dileğinden.
Surlar bile titrer o tevânâ bileğinden.
Râyihalar eser hur sevinin beşiğinden.
Kasrına saadet ile buy'r et eşiğinden.
©dr.ramis