Halledemem bazı şeyleri, düzeltemem, hatta birçoğunu da mahvederim.
Göründüğüm kadar güçlü değilim.
Hayal kırıklıkları çocuk gibi savunmasız bırakıyor.
Kırık dökük hislerimi anlatacak kadar bile dirayetli değilim.
Bir hayal kırıklığını ancak daha büyük bir hayal kırıklığı unutturuyor. Öyle bir kısır döngü içindeyim.
Küçüklü büyüklü o kadar çok parçam kopup gidiyor ki, bir süre sonra ben bundan daha fazla eksilemem diyorum.
Sonunda ise hayat kırıklığı.
Bir günde büyüdüm sanki ben.
Yani öyle birdenbire büyümek zorunda kaldım.
Her şey yarım kaldı.
Sevdiklerimin bıraktığı sevmediğim izleri gizlemeye çalışıyorum herkesten.
Kulağımdaki bir fısıltı kendime getiriyor sonra, yarım kalan her şeyimin tamamı gibi.
Tam da hiçbir şeye inancım kalmamışken,
her şeyi boşlamışken,
hiçbir şeye hevesim kalmamışken,
öyle dümdüz, ruhsuz yaşarken,
haklı çıkmayı dahi umursamayacak kadar yorulmuşken,
öldüm galiba derken.
Bir fısıltı, hayat öpücüğü gibi, tekrar nefes almamı sağlayan,
sanki yıllardır beklediğim, yaşayamadığım çocukluğuma götüren,
her şeyin düzeleceğine inandıran sadece bir fısıltı.
©pesimist44
P