A

Galeyan Sessiz Olsun.Çünkü...

Üstüne kapanan hayaletlere rağmen tozlanan bir eşyadır zaman.
Mevsimi geçince kaldırılıp saklanan elbisedir;
Katlanabilen.
Sırlı bir çerçevedir o,içindeki yüzle aynı süratle eskiyen.
Toz zerre zerre düşer,
Yağmur küçük değildir rengarenk mantarlara habire yağar.
Kar şehrin yollarını çeliğin gücüne rağmen kapatır,
Cam çok sonradan belki ama,illa ki yaş alır o da,
Kırılır.
Galeyan sessiz olsun, çünkü,
O yaşamayı sevmek kadar, sevmeyi yaşamak kadar abartılı ve hastalıklı bir yatalaktır.
Karabasanların çullandığı sıska bir bedendir o.
Issız bir odadır.
Her yer bırakıldığı gibi değilse de, yine de her şey yerli yerindedir;
Gözleri hep duvara bakarken kurtlanan yatak
Yaradan bıkanların afiyetle dişlediği sandalye,
Reçetesiz ilaçların biraz uzağında yosun tutan bardak.
Güneş sızdırmaya ancak başlamış perde
Refakatçi ve ziyaretçi ağırlamamış halı
Ve saksıda çiçeğini kemirmiş iki büklüm ihtiyar toprak.
Evet.
Dolapta bir elbise gibi katlanan zaman...
Ve kalpte duygular,
Katlanılamayan.