Garip, gerçekten çok garip,
Bir bahar sabahında uyanmak gibi,
Dalıp gitmek uzaklara, hiç bilmediğin yerlere,
Düşlerin peşinde sürüklenmek, bir çocuk gibi saf ve hür.
Garip, bir yabancının gözlerinde kendini bulmak,
Hiç tanımadığın bir sesin yankısı olmak,
Ya da kalabalığın ortasında bir başına,
Kendi sesini duyamamak, sessizliğe boğulmak.
Garip, yılların çabuk geçtiğini fark etmek,
Zamanın ellerinden kayıp gidişi,
Ve bir anın içinde koskoca bir ömür,
Göz açıp kapayana dek bitiveren düşler gibi.
Garip, her yeni günün bir umut getirmesi,
Ve her umutla birlikte beliren endişe,
Hayatın garip bir mizanseni,
Rollerimizi bilmeden oynadığımız bir tiyatro sahnesi.
Garip, gerçekten çok garip,
Ama belki de bu gariplikte saklı,
Hayatın gizemi, anlamı, güzelliği,
Ve gariplikte bulduğumuz kendi hikayemiz,
Garip olan her şeyde saklı, kalbimizin en derin köşelerinde.
©düşler56
D