Ben bir garip çobanım, dert taşımdır kavalım,
İşim gücüm davar güderim, çayır çimenler herdem divanım.
Aşkla kavala üfledi mi nefesim,
Aşkla pervane olur tüm kuşlar, Allah deyip zikr eder.
Her sabahın sehrinde kalkar, dağlara yol alırım,
Yüreğimde sevda, gönlümde hüzün, dertlerimle kavrulurum.
Çobanlığım bir meslek değil, aşkın bir başka hali,
Her nefesimde, her üfleyişimde, aşkın türküsüyle yanarım.
Dağlar, taşlar dinler beni, ağaçlar sırdaş olur,
Kavalımın sesinde aşkın izleri dolanır.
Gökyüzüne savururum dertlerimi, rüzgarla dans eder,
Her notada aşkın yankısı, her melodi bir başka heves.
Kuşlar gelir, pervane olur sesime,
Göklerin mavisinde bir başka aşk bulur.
Kavalımda saklıdır garip çobanın hikayesi,
Her tınıda, her ezgide aşkın yankısı saklıdır.
Ben bir garip çobanım, dert taşımdır kavalım,
İşim gücüm davar güderim, çayır çimenler herdem divanım.
Aşkla kavala üfledi mi nefesim,
Aşkla pervane olur tüm kuşlar, Allah deyip zikr eder.
©hasanbey.
H