Varla yok arası biraz da nefessiz,
Yürüyor kan kırmızı güllere basa basa
Ne görsün garip, ak düşmüş karalara!
Başını eğip yürüyor ne etsin susuz yolcu,
Tez gelmiş rüzgar çarpmış sözlerine
Savurmuş kelimelerini yere göğe,
Hani gören yok okuyan yok,
demiş gaipten birileri.
Görür elbet okur bu kelimeleri bir fani,
Yürümüş yürümesine o taşlar da nedir!
Keskin taşlar bunlar yürünmez,
demiş gaipten birileri.
Yürünür elbet tutar elimden bir fani,
Koca dağ çıkmış karşısına bu ne dağdır!
Yüksek bu dağlar geçemezsin öteye,
demiş gaipten birileri.
Alçak bu dağlar esasen, her şey gibi fani...
D