Olağanüstü bir gece bu
Yetmez kelimelerim tarif etmeye
Esen rüzgar üşütmüyor ama serin
Yıldızlar yanıp yanıp sönüyor
Her tarafta Ağustos böcekleri
İpekten bir örtü gibi sarmış bedenimi huzur
Adeta sonsuza taşınacak bu gece
Güneş doğmayı ay batmayı unutacak
Ben seni unutmayacağım
İçimde bir taraf tatlı tatlı sızlayacak
Yine aklım silüetini çizecek
Gözlerin yeniden beynime işleyecek
Köşe kapmaca oynar gibi sevdim seni
Diyeceğim ve aklıma gelecek
Yaklaşamadım tiril tiril titredim
Hep bir işareti hep bir tesadüfü bekledim
Işığa çarpan pervaneler gibi ölmedim ama
Yıldızsız gezegenler kadar soğudum
Dondurdum yüreğimi kaskatı nemrut
Çekildim kıyılarından sahillerinin
Azgın dalgalarımda boğuldum
Çölde susuz, yürekte sevgisiz kaldım
Seraptan vahalar gördüm
Boğazıma dek kuma battım
Yuttuğum kum kadar kan kustum
Eridim, tükendim incecik bir dala döndüm
Eğildim kırılmadım
Dik durmayı öğrendim
Ölmeyecek kadar yaşamayı öğrendim
Yiyorum içiyorum ara sıra gülümsüyorüm
Hala özlüyorum seni
Oysa ellerim soğuk, gözlerim donuk
Yok kimseye yanımda yer
Şu taşıdığım yürek tek bana yeter
İnsanım işte çırılçıplak bir yanım
Bir yanımla hep gözlerinde yaşarım
Dudağım, elim, gözüm, her sözüm
Güzel bir hatırasın öyle kalmalısın
Gökteki yıldızlardan bakisin
Çarptıkça yüreğim aklımda sen
Çürüdü dağıldı sarıldığım kefen
Affet mutluysam zaman zaman
Bağışla tutmadığım sözlerimi
Ölmeyecek kadar yaşamayı öğrendim
Olağanüstü bir gece bu gece
Sensiz tadı çıkmıyor yeterince
©opapa
O