Gece bir kurşun gibi çakılırdı yüreğime.
Dolardı koyu bir korku, odanın orta yerine
Bin yıllık kan davalısı gibi bin erkek,
Düşerdi peşime karanlık denilen illet.
Ve sonra düşerdim ayağına türkülü odanın
Ülkesini henüz yeni yitirmiş Ahmet kaya'nın.
Gece bir kurşun gibi çakılırdı yüreğime!
Birden örterdi üstümü koca mutsuzluk
Ve sonra yüreğimin en ürkek yerine
Suskun bir hüzün dolardı aynı kurşun sesiyle.
İşte o an dikilirdi karşıma ölüm,
Gece bir kurşun gibi çakılırken yüreğime.
Gece bir kurşun gibi çakılırdı yüreğime!
Soğuk ve ıslak bakardı aynı gece bin kere.
Parmaklarıma *****mış kısa ömürlü sigara
Dudaklarımın arasında ezilmek için beklerken
Dökerdim tabağın en orta yerine, uzamış külünü
Bin kez tadardım o gece; soğuk, kirli ölümü.
Yutkunluğun acısı çöreklenirken ellerime.
Gece aynı hain kurşun ile inerdi yüreğime
Ne içeceğim bir ışık
Nede sevinç içinde bağıran bir çocuk
Hiçbiri yetişmezdi imdadına gecenin
Aynı izi açardı gece, yüreğimin en uslu yerine
Gece bir kurşun gibi çakılırdı yüreğime
Derinlerden gelen ıslak bir türkü.
Göğsünü önüme döker gibi yalın
Kimbilir belki de haberi yoktur!
Ağlatıldığım onca gecenin sebebi,
Çakır yürekli Sezen Abla'nın.
Yani gece bir kurşun gibi çakılırdı yüreğime.
Kandan yaşlar dökerdim kirpiklerimle
Aynı taze ölüm dikilirken karşıma
Aynı karanlık alırdı tüm sevinçlerimi
Gece bir kurşun gibi inerken yüreğime.
@servann
©servann
S