_

GECE KURUNTULARI

Anın sarhoşluğuyla göklere savrulurken biz.
Her ifademiz bir sır, her vakit birer giz.
Yaptıklarımın içinde bir hatayı kurcalarken.
Uzaklaşıyordum kendimden gizliden gizliye,
Anın sarhoşluğuyla göklere savrulurken biz.

Bir bardağın içine gizledim kendimi.
Saklandım, kaçtım çaresizliğin yurdundan.
Her defasında kaşı çatık merhabalara,
Kokuşmuş odaların gaddar duvarlarına,
Ve bir bardağın içine gizledim kendimi.

Farkına var diye bekledim iç çekişlerimin,
Eşlik ettiğimde hüzünlü şair sözlerine.
Düşününce kuşlar kanat çırptı bileklerimde,
Bir bir eleyip yaralı dualırımdan hüznünü.
Ki farkına var diye bekledim iç çekişlerimin.

Çıktım kendimi hapsettiğim odalarımdan.
İçime çektim cefasıyla, pembeliği damarlarımdan.
Son sıgara tutuşturdu geçmişimin çöplüğünü.
Mazinin üstüne saldım kül taburlarımı.
Ve çıktım kendimi hapsettiğim odalarımdan.

Yedi iklim geçti içimden her defasında.
Sızılarımı kaydettim tüm aykırı şarkılara.
Yabancılaşıyordum kendime ve yabancıyı seçtim.
Kafamın içinde on sekiz rüyamı bulup deştim.
Ve yedi iklim geçti içimden her defasında.