Öğle sonu ikindiden kavradı, akşamın sancısı ruhumu
Güneş pek gecikti, sanki güne asırlar var
Yüreğimde bir telaş, kafamın mantığında da yokluk saati
Sabaha karşılar varlığımı, zamanın cesetleri
Uykular deliniyor, bir yaya konulan dertlerle
Devalardan el ayak çekiliyor, pençeler ilişiyor tene
İçimizdeki mabetlerde cenazeler namazı kılınıyor
Bitmesini bilmeyen bir ömrün cehenneminde
Gece yarısı karanlıkta, korkusuzluk kararlılıkla yürür güne
Her yeni gün, hatıralarla çıkarken farklı bir düne
Soluk soluğa kesilmiyor noktasını bulupta, yarına hevesli cümleler
Dünün pişmalığı, yarının umudu arasında maruz kalmış zaman
Yalnızlığını yaşıyor kıymeti bilinmeyen şu zaman
Bulursam, güneşin yerine yetinebileceğim bir fener
Gökyüzü kancalarla, güneşi üzerime çekmeyi dener
Beni bana utandırırken sabahlar
Bir ben kalmışımdır zavallı, karşımda!
Çiledir dünü, yarını olupta, şuanı olmayan zamanlar
Fire veren ömürler, ne yana gittiğini şaşırır
Mesafeler karanlığa uzar
Bir ışık gözüksede, dün-yarın peşinde çiledir yolculuklar
18.08.2024
s.12:56
©ozmen82
M