Saatlerin en çıkılmaz zamanı
Dışarda zifiri bir karanlık
Karanlığı boğan bir gözyaşı
Ortalığın bütün tutsaklarına hayat veriyor
Hafif birde musikisine eşlik ediyor
Kımıl kımıl titreyen yapraklar
Her çarpan ağırlığın küçük hacminin boşluğu
Karanlığa inat ses yaratıyor
Her köşe karanlık, yol bulmak nerde
Durduğun yeri şaşırırsın
Ayak seslerinin suyunda boğulursun
Bu saatlerde bir ben varım sokakta
Birde deli gibi ağlayan asuman
Ona karşı tarifsiz bir orkestra mahçuplugu
Yerde bağıran bir hayat var
Hep karanlığın içinde büyüyor zambaklar
Onlar ki karanlığa gömülen diriler
Her düşüncenin tek soluğu olurlar
Bak narin bir örtüyü yıkar gibi su akıyor
Pamuk bile yumuşaklığını bundan alıyor
Ne şiddetli bir merhamet
Her damlası tebessüm olan bir çiçek
Öyle bir rahmet ki karanlığın koyu sesleri
Camın perdesinde hayalleri temizler
Kötüyü alır yerine gül serper
İhtiyaç olunca sisten papatya biter
Yaprakları kırmızı sevgiliyi sever
Her doğan güneş yeniden seni bekler
Servet ÖZAKAN
©srvtozakan
S