Sadece geçmişe gidesim geliyor.
Şimdiden özlemişim o yolları gitmeyi eskiden.
Büyüdükce benmi fikir sahibi olamadım?.
Ya hayel ettiğim şeyler hayaletmiydi?.
Huzurun kapıları açıktı, sadece gidesim geliyor.
Yağmurun altında saniyelik dışarı çıkmanı özledim.
Banyodan çıkmış minnoş çocuklar gibi.
Bakar gülesim geliyor, fakat gonca gözlerin bir başka şeyler söylüyor fısıldayan rüzgarlarda.
Bir masalda giden ekspress treni gibi geçmiş.
Geriye sadece yoğun dumanı kalır mazilere kalan.
Zaman gelecek etdiğim güzel hayaller zülmete dönüşecek.
Arkasınca gidemeyen hayali yoksunu bir daha dönmeyecek.
Şimdi sisli bir ormanda çaresizce dolanan kurt gibiyim.
Hava soğuk dolunay kar bulutlarında ışınlanıyor saçmak için.
Bastırdı tipi buz tutmuş tüylerim karın altında saklı.
Baharı özleyecekmiş gibi, zaman var ileride.
Toparlanması imkansızmış gibi çabalar sarfetmek.
Nasılda olsa geçmiş diyorum şimdiki zamanı arınmayan yükselişlerde olan ümitler.
Geçmişi yaşayamazsam, hissleri telafi etmek zor değil.
Elbet gün gelecek hesap dönecek, bitmesini hızlandıran zaman saniyeler ötecek.
Tarihi bitmiş iltifatlar, uçup giden masumiyet.
Söylemesi zor ama bir zamanlar hayatı değiştirecek mektuplar okunmayacak.
Her sene gideceğim yoldan geçerken, teyzeden aldığım taze yasemenler eskisi kadar mutluluk biriktirmeyecek bu uzay boşluğunda.
Artık mazilerde kalan ve düşüncelerimi esir alan sanki, sonbahar yaprak dökülmesi gibi o eskiler yaşanmayacak.
Bir vakitler yağmurun altında ıslanan cisim şimdi solan gülden farkı kalmayacak.
©gönülyazar
Şair: elçinyusuf
©dolunaysız
B