J

Geçmişin Sınırından Aşmak

Işık düşkünü su üzerine yazdım seni yüklü belleğimden
Gidiyorum baldıran bir sevda aramaya şimdi geçmişimden
Yemyeşildi doğa ,ekinler rüzgarla dans ederken geçti
Süvariydi bakışların yalınayak çıktığım bir sokakta
Vahşi bir dünyadan gelmiş,hasreti kalan yarasıyla bitkindi
Kana susamış mezardı kalbi,içtikçe susayan
Hergün yavaşça ölüyorduk pırıltısı yitiyordu gözlerimizin
Sözlerimizdi birarada tutan,mecbur bırakan ağlamaya sevgimizdi
Kırlangıçlarda yoktu ellerin köprüleri geçirmedi
Telaş içinde saklanmaya çalışıyorken kır yürüyüşlerinde üstümüzdeki bulutlardan
Yakınlarımız yakınmalarımız şakalarımızdı geçip giden önsözümüzden
Hatalar katarlarla ağırbaşlı inerken teperlerden
Güneşti tek yoldaşım bir de mataramdaki soğuyan suyum
Aklımızın toprakta izleri vardı kanlı bir resim duvarda saatlerce baktığım
Yok olan şeyler vardı aramızda penceren vardı karlı ve sisli bir sokaktı
Yağdı toprağı ıslattı gözleri mendildi kanattığı tren garlarında
Bacasıydı sönmeyen,göklerdeki sağanaklara denk gelen isyandı savaşlar
Boşandı beyin damarlarıma geçmişin şiddetli gürültüsü
Değişti hayatım düşünürken donmuş hayaletleri bir akşamüstü
Cesur çocuklarla savaşan yüzüm suya dokundu sakallarım hüzne boyandı
Yaylada gezerken ağırlaşmış çam kokusuyla göğsümüzde duran vatandı
Toprağın dı seni bana çeken tortusuydu bir bardağın dibinde kalmış zaman
Gidersem paslanmış nefretimle kavrayarak özlemi bilmeden geçmişe
Köyümden çıkarken gurbete ,kitaplarda seni dinlemek isterim ezan sesiyle.
©justice25