Yönsüzlükten muzdaribim dört köşelik hayatta,
Canımı yoruyor, çıkış yolu arayışlarım.
Dönüp duruyorum baştan başa,
Bıktırıyor beni, vaziyetlerimi turlayışlarım.
Dünyanın düzenine adapte olamamış,
Bir beni bir de bigâneliğimi bırakıyorum.
Fransız kalmak, sahte yabancılığa karışmış,
Yüreğimin ülkesini değil, ben beni bulamıyorum.
İfrat sükunetler içimde çoğalırken,
Prensiplerimle cenk edip duruyorum.
Ağır ruhumu günler ağartırken,
Bavulumu keşkelerle dolduruyorum.
Fezaya binlerce yıldız sığdırılırken,
Bir tanesi değildir nasibim.
Ellerim uzanmaz güneş doğarken,
Ben geceyim dostlar, geceyim.
Beni korkutan kefen siyaha dönmüyor,
Bir tabut ki; tahtalar kuru ve çiviler paslı,
Kalp mahzunken baltalamaya gelmiyor
Su misali geçip gidiyor dost kervanı..
Bir çiçek kokusunda yılları aramak,
Soğuğa sağ çıkmış ve rengarenk,
Bir kışı ilkbahara çevirir mi?
Lakin monşer, geçti...
u.printer
U