Sabah gözlerimi varlığın bana bahşettiği güne açarken,
Kulaklarımda bugünün şarkısını söyleyen kuşların sesi.
Camdaki karmaşık, soyut yansımada kendimle yüzleşir iken,
Avucumda hissettiğim, aynada gördüğüm kişinin nefesi.
Saplantılı bir rüzgar esiyor uzakların elinden.
Niyetini sormayın, dünya onun umurunda değil.
Var mı ki bir mektup ona, heba ettiği o günlerden?
Hoş! Ki olsa da bir mektup, bu arsızın umrumda değil.
Sohbetini zehr-i zakkum gibi akıtıp durdu yıllar yılı.
Kimse bilmiyordu onu, hep mi hep sakladı gerçek adını.
'Benim vicdanım yok.' der gibi bakan kirli kara gözlerini,
Kalbinin üstüne kilitleyip kilidi kuyuya atmıştı.
©_nur11234_
_