Ş

GİDİYORUM

(EBRULİMSİ ORTAK )
gidiyorum sokakları yalnızlık kokan bu şehirden sen bırakıp gittin diye.
hem de arkama bakmadan
gözlerimi çekiyorum aldatan görüntüsünden. hep seni barındırıyor diye.asırlık öfkemi sunuyorumdost yitirten kavgalarına haykırıyorum yorgun sesimle günah kokulu hırçın sokaklarına
terk ediyorum şimdi sen
sokak lambalarının loş ışığı altında
volta atan davetsiz misafirlerini
bırakıyorum biriktirdiklerimi
anılarım, sevgimi, dostlarımı
 ve bir yanımı
ben gidiyorum beni ayrılığa mahkum ettiğin bu sehirden
yalnız gitmiyorum
seni de götürüyorum ardıma
Seni hala çok sevmenin ve
unutamamanin acısı da
bavulunun içinde
kıskançlıklarimizi
sürüklüyorum ardıma
Ve doludizgin o çocuksu hallerimiz
birbirimize bakarken
kilitlenmişti gözlerimiz
bir şey söylemek ister gibi kalakalmıştık öylece zaman dursaydı keşke o an
ne çok susmuştuk oysa
anlatmakla bitmez suskunluklar
kağıt kalem yetmez
zaten anlatmaya
sen giderken çok iyi anladım ben
seninle yaşamak isteyip te yasamayamadigim ne varsa şimdi senden kalan hatıra o temmuz sıcağında son elveda hangi söz anlatır ayrılığın mevsimini hangi dil tercüman olur ya da
artık bu sehir de ne sen
ne ben ne de ikimiz
yaşanılanları umursamadan gidiyorum
günah yüklü bu şehirden
kaldırım kenarlarında oyalanan tuhaf insanlarını görüyorum
ve serzenişte bulunan diğerlerini
çatlamış dudaklarımın arasından nağmeler akıtıyorum
şehrin kahramanları için
bakışlarımı uzatıyorum
masum akasyalarına
kahırlanıyorum
ne kadar çok yanılmışım
ne kadar az yaşamışım diye
sitemler savurarak gökyüzüne
gidiyorum gözü yaşlı bu şehirden
Çocukluğumu bırakıyorum
bu sehre saklambaç
oynadığım o sokağa
son defa baktığımda
H iç bir şey eskisi değil mis meğer çayımı yudumlarken yediğimiz içtiğimiz bir olan
dostumla ne çok vakit geçirmişiz aklıma geliyor teker teker
Her mesafe uzuyor şimdi
yürüdüğüm yollarda
Yaşlar yaslar birikiyor gözüme
adım adım takip ediyor beni yalancı insanlarin arkamdan çevirdiği
oyunlar ile sevdiğim filme beraber gitmiştik hani sevgilim ile
ilk defa tutmustu elimi
Evimde en sevdiğim odamı bırakıyorum artık bu şehre gözüm arkada giderken öylece
son defa belki de
sevdam ağlamasın artık
yüreğime kan olmasın gözyaşları
kin kokan cümleler
yazmasın insanlar
boynu bükük şehir kaldırımlarına
akasyalar avarelere
yarenlik etmesin
ağustos sıcağının
kavurgan saatlerinde
ezan sesleri bir anne şefkati gibi örtsün şehrin üstünü
ve taze ekmeğin kokusu
sarsın arka mahalleleri
dağlara küskün bu şehirde
solgun düşlerimi bırakarak gidiyorum ben
hoşçakalın dostlar,
hoşçakalın kaldırımlar..
©mevsimim