Salih bakkalın merdivenlerindeyim
bembeyaz bir elbise içinde
acı acı öten polis ve ambulans
sesleri geliyor uzaklardan
bu kalabalık neden
herkes ağlıyor dostum düşmanım
oğlumu seçiyorum aralarından
sımsıkı tutmus çerçevenlenmis fotoğrafımı
sessiz sedasız toprağa düşüyor gözyaşları
albayraklara sarılmış naaşımi görüyorum
üstünde bir tülbent
omuzdan omuza düşüyor tabudum
birgun sigindigim camide kılınıyor
caneze namazım
yağmur yağıyor açıyorum kollarımı
son kez Rabbimin rahmetiyle islaniyorum
çamura bata çıka goturuyorlar mezarlığa
babannem açmış kollarıni çağırıyor beni
küçücük çocuk oliveriyor atlıyorum kucağına
beyazlar içinde bir sürü nur yüzlü şehit var
beni çağırıyorlar
oğluma bakıyorum oda naasima bakıyor
gözyaşlarıni siliyorum
benim olduğum tarafa bakıyor
sonra gökyüzüne
sözlerim çınlıyor kulaklarında
acaba görür mü diyor içinden
gitmek zor olsada gidiyorum
bir yandan bıraktıklarımin izdirabi
bir yandan sonsuz mutluluk
©gökçekız
G