Kasım soğukmuş çek buzdan kalbini üzerimden
Buz gibi ellerin dokunmasın tenime ..
Ruhun çok soğuk ve yabancı
Sen benim rüyalarımda hep vardın
Ben senin rüyalarında hiç yok.
Anlamalıydım sonbaharın gelişinden
Anlamalıydım işte..
Anlamadım..
Anlatma zaten sende sus
Ben çoktan sustum lâl gibi
Biliyor musun hiç sevgi görmedim ben ömrümde
Ama hâlâ sıcağım ; sıcacık ellerim gör bak dokunsana ..
Yada dokunma üşür artık yüreğin
Ruhun titrer..
Taze bir ekmek kokusu gibi içimdeki çocuk
Bir babam sevdi o çocuğu
Birde ben ..
Şimdi şuan bir gemi yanaşsa limana içimden babam çıksa
Koşa koşa atlardım boynuna sevinçten çığlık çığlığa
Beyaz sandaletlerimi giydirirdim o kız çocuğuna
Saçlarıni örer kırmızı kurdaleler takardım.
Ellerine rengârenk balonlar alır sokaklarda koşturur
Çocukluğumu yaşardım
Yalnız ömürde birgün bile olsa
Çok mutlu olurdum o günü yaşadığım için
Belki o zaman sana inanmazdı kalbim
Kimbilir..
Senede birgün gibi geldin hayatıma
Bütün ömrümü çalıpta gittin gibi..
Başka bir hayatimda yok ki
Olsaydi bağışlardım sana
Beni tanımadan başlardın hayatına
Tanımadığın yerden
Tanımadığın günden
Yaşamadığın yarından belki de.
Takvim yapraklarını koparıp atsamda nafile
Faydasız geçen zaman
Ruhum ruhuna dokunmaz artık hiç
Sevişmelerinde yıldızları sönüp gitmiş
Tenimde değmez tenime
Teğet geçmez ruhuma ruhun..
Bin güneş batıp doğsa da
Bin yıldız sönüp tekrar yansa da
Dokunmam birdaha ruhuna
Savurmam düşlerimi ordan oraya..
Kalemime bile küserim
Ateş olsam ne fayda
Buzdansa yüreğin...
Erisede karlar benim düşlerim tutuşur
Ateşe atmam düşlerimi uğruna
Sevgi kuşlarını sal kalbinden ...
Gitsinler..
Hadi sende git...
( Telif hakkı nedeniyle kısaltılmıştir)
©masalruya
M