Dağlara yasladım sırtımı,köprülerden geçmek adına
Şu hayâl meyâl serabı işleyip satırlarıma,
En kestirme sözlerimle varlığına yol aldım.
Ormanlar gibi hür,denizler gibi asi
Hangi kuş terkeder altın kafesi?
Hangi gök,bir resimle avunur şimdi
Hangi ilâh anlar, ücramda gizli, sancılı derdimi
Boynumuzda hissettigimiz azrailin nefesi
Sözlerin, hayır çeşmesi
Akar akar bir umman olur,hücrelerimin dahi ulaşamadığı bi yerlerde
Hangi aşık dertsiz bu sırra mazhar
Senden gelecek dert rahmet yağar
Bir serçe kana kana çeşmenden su içer ya
Süzülüp kirpiklerinin arasına yuva yapar
Sağlam bir temele dayanmıyorum ve depreminle savrulup duruyorum
Korkular seni hatırlatır bana
Yıkıntılar,yeniliğin habercisi midir,
Çaresizliğin kaçınılmazlığı mı?
Kimbilir.
Tâ Anadolu'dan sürükleyen seni şu karanlığa
Rüzgâr,ne hoş Rüzgârdır.
Debelenmek kimi zaman, ters dönmüş bir kaplumbağa gibi
Hayâsız bekleyiş
Gecenin eşiğinden,parmaklarının uçlarına uzanan.
Can çekişen birkaç duygunun başınaydı
Yağmurlarda ıslanmamız
En mühim hakikatti onca afete karşı ince ince dokunmuş tavrımız
Günler,başıboş bir akarsu gibi sürükleyip götürdükçe,
Pıhtılaşıyor atardamarlarımızda ayrılık.
Şimdi hangi karanlığı gizler,yitik bir aydınlık.
Hangi yıldız şimdi yere düşer saçlarına takılıp
Sen mehtapsın,ben denizim
Hasretin dinginliğime yansır.
Pencereden,dar sokaklara mıhlanmış beyhude yol olan bi ömür bu
Avare duruşumdan ödün vermeyip,oyuncağı kaybolan bir bebek gibi mızmızlanıyorum
Kapı aralıklarından gölgeler gözlüyorum
Ben bedeviyim,serabım sensin.
Gizli bir aydınlık şehrinin şövalyesiyim
Adını zikreden kâbuslarla savaştım
Devasa kapılar aralandı sonrasında,
Hangi kapı örter bu yavuz duyguyu?
Kimbilir.
Ektikçe bu sevginin tohumlarını geceden
Bir mahur gözlü yolları gözler pencereden
Sonra yorgun bir kuş konar pencere önüne
Yıllarca süzülmüş özgürlük adına,o daldan,o dala
Mülteci duygularla bezenmiş bir başkaldırı bu
O güzel insanlar,düzeni değistirmek için yola koyuldular
Ufacık bir duygunun altında ezildiler sonrasında
Ve gece çöktü
Yakamozlar ağladı bir kez daha
Mısralar seni andı bir kez daha
Bir çocuğun balon tutuşu gibi biraz umut ve endişe kattım yazdıklarıma
Uçurtmalar gibi özgür ve şen şakran
Hangi duygu şimdi çocuk eder yetişkin bir insanı
Hangi düğüm çözülür kendi kendine?
Dualar serptim Hayâsızca gökyüzüne
Başını kaldırıp fezayı izler misin?
İçi boşaltılmış yüzlerce dua,oksijen gibi
Asılı kalmakta
Ya da bulutlara asmakta yüreklerinden kendini
Duygular erkenden terk ederler mevziyi
Gözleri sevdaya bürünüp.
Savaş diyorum.Uğruna kaybedeceğin bir sey varsa, savaştır.
Yoksa eğer,
Sefilce İntihardan başka nedir ki?
©müelliff
M