K

Göğün hançeresini yırttığı an

Beğendiğin değil bilirim hiç,
Çalı çırpılar...
Oysa seller bile boş yere sürükler mi sandın?
Çer çöpü.
Göğün hançeresini yırttığı an çok değildir belki!
Lakin, selleri kim besler zannedersin?
Herşey, bir lafı güzaf mı zannedersin?
Ve duyguların çağladığı an içinde,
Yeryüzü bir kazan gibi başlar fokurdamaya.
Ne kadar birikmiş harf varsa,
Çerden çöpten,
Fışkırır gökyüzüne...
Taşar sayfalar,
Cümlelerin nazire yaparcasıra,
Kelimeleri önüne katışı gibi.
Taşar cümle aleme...
Ve...
Taşar yeniden yeryüzü,
Duyguna ram olup...
Beklediğin değil bilirim hiç,
Düşüp kalkmalar...
Oysa düşe kalka mı büyür sanırdın hayaller?
Ya da,
Bata çıka...
Düşün vakitlerinin o hırçın sayhaları çok değildir belki!
Lakin, şiirler nasıl kanatlanır zannedersin?
Herşey, bir efsun mu zannedersin?
Ve mısraların rüzgarlara kapıldığı an içinde,
Dağlar belki, haddini bildirir fırtınalara.
Ne kadar birikmiş hasret varsa,
Bata çıka,
Gerer sinesini tüm zorluklara...
Haykırır aniden akletmeler,
Göğün birden ağlamak isteyip,
Kara bulutları çağırışı gibi.
Haykırır yere göğe...
Ve...
Haykırır yeniden gökyüzü,
Gözyaşlarına ram olup...
Haykırır içinden,
Sessizliklerde,
Kimsesizliklerde,
Gizliden ağlayan bir kadın masumluğunda...
Haykırır yeniden aşka gelip,
Gökyüzü...
©kenanfaik