Bir çınar vardı, dalları suskun,
Gövdesi nice kesiklerle dolu.
Altında otururdu dilsiz zaman,
Sır taşıyan bir mezar gibi solgun.
Göğe yazıldı isimsiz bir hece,
Ne okuyan var, ne silen el kaldı.
Rüzgâr fısıldar taşların kulağına,
Anlam, ölü bir kuş gibi yerde kaldı.
Köprüler kuruldu kendi üstüne,
Geçenler yok, geçenler yok,
Bir kandil yanar gecenin içinde,
Ama ışık değil, yalnız duman çok.
Her surat, donmuş bir ay parçası,
Güler ama gülüşte gam saklı.
Bir tebessümün içinde boğulur hak,
Diken üstünde açan gül, yastı.
Ve bir şehir var, ne doğar ne solar,
Saatler yalan, aynalar kör.
Kiminle konuşsan, cevabı boşluk,
Vicdan rafa kalkmış, akıl ise zor.
©muallimbey
M