_
GÖNLÜMÜN YIKIK HEYKELLERİ
İç denizim döküldü gözlerimden,
Olsun diye gemilerine yol.
Acılar estikçe hep seni seslendirdi,
Çırpındı zihnimin kırık kanatlı kuşları;
Her birini öldürdüm ellerimle.
Şekillendikçe yağmur damlaları:
Bunlar bulutların gözyaşlarıydı.
Ve çırpındıkça gökyüzü,
Çaktı şimşekler, yandı ışık bile.
Kafamın içinde öldü tilkiler, soldu papatya.
Ve zihnimin mezarlığı kazandı bir çukur daha.
.
Bilmiyorsun yalnızlığı;
Bilmiyorsun...
Düğümlenir tutunulan sevda ipleri,
Derinleşir kuyum zindanlaştıkça.
Her mutluluktan sızarsa acılar,
Tutunduğun dallar kırılır.
Ve kalbine saplanır ucu.
Kızıllaşır karanlığım gitgide:
-Ki karanlığın bağlılık yeminidir bu.-
Her şey koyulaşır, güneş bile,
Artık bırakmaz peşimi karanlık.
Üç ölüm biriktiririm böylece hepimiz için,
Çünkü görmüştü gözlerim asıl sonu.
Her mutluluğumun sızdırdığı acı.
Kırıldı yolunda sabrımın çatlak taşı.
Şekillendikçe içimde sevda heykeli,
Bu savaşta şehit verdim ibrahimleri.
Evet bir karanlık yeminidir bu;
"Cılız, yalın ayak bir çocuk,
Geçiyor gönlümün tenha sokaklarından."