Yağmur tanecikleri arasında damla damla...
Yüreğimin kabarcıkları kavururdu.
içimi neyin var diye sorsalar..
kaybettiğim zamanları geri getirebilir miyim ki!...
Bana sunulan imkanları arkası dönük
gittiğim de.elimde avucunda bir şey
kalmadiginda anladım büyüdüğümü de
sanırım büyümek zorunda olduğumu...
Can kırıkları arasında dağılanlar...
Dereye taşan akıntılardan tutunacak dal ararim
karaya ulaşacak...boyumu aşan mesafelerim sırt sırta gelmiş tel örgülerle kaplamış etrafım da...
el bebek gül bebek oyuncaklarım da
kundakta sarılı hala..
Eriyip küle dönen ateşimi kendim temizlerim...
ben
Arda kalanım hep mucize arayanım..
kapı arkasından bakanım... çığlıklar
duyduğum da kulaklarımı tırmalayan,
haykırışların arasında uykusu bölünen
geceden bir ışık parçası doğması için...
semalardan, dilek kutum...
havalanırdı aydınlanırdım...
Serinleten suyudur, merhem olan yağmurun
rahmeti bereketlidir.beyaz incinin dökülürken
yere son damla da hamd ile ıslanırım.
yıkanirim yağmurun da kalırım...
Ellerimi açtığımda dua ile yüzümü dayadığımda
uzandığım alnına akarken suyu bin
şükür ederim...
Uzağı yakın eden gönül dağımsın
yalnızlığıma yol gösterirsin beni bulmasi icin
şerefine nail olduğum..
Heybetinde dinlenir gonca veren
çiçeklerim asılmak üzere iken dar ağacına
Mahirete kavuştum sayende yaralarım
yaralarına eş oldu karanlıği örtmüştü..
©ebrulimsi_
E