Günlerim geçerdi ağlamakla, üzülmekle tabi bir tutam da gülmekle...
Gün yüzü görmeyen gecelerim ile, güzü aratmayan gündüzlerim karışır birbirine.
Ne olmuş yani uyku tutmuyorsa göz bebeklerim? Zamanında bu gözler az mı kızardı uykusuzluktan, senin için. Hem nasıl uyurdu ki bu gönül?
Ah...
Mesafeler zaten duvar olmuşken dudaklarımızın arasına, sesinin kokusunu almak varken uyku girmez ki gönlümün civarlarına.
En güzeli de bu değil mi zaten? Sen vardın ve sesinin kokusu çökerdi üstüme.
Garip değil mi?
Şimdi yoksun; Ama sesinin kokusu hala bastırıyor benim parfüm kokumu, sanırım kendi kokumu da sende unuttum, belki de öyle hissediyorum...
Neyse...
Tesellim yok kendime, ama şu dursun aklının bir kenarında.
Gün geçsin anlattıklarım kalbimde köz olsun,duyduklarım ise güz; duyduklarım kör ediyor kulaklarımı gordüklerimi sen düşün...
Ah...
Gözlerimiz küs olsa da birbirine, gün güne geldiğimiz an merak ediyorum.
Hani üstüme sinen kokun duruyor ya hala, parmak uçlarımda bile,
Acaba kokusunu sahiplendiğin başka kimin ceketi var şimdi teninin her bir zerresinde...
©-osa-
O