A

Gözlerimde karanlık bir boşluk, sönmüş yıldızların yerini almış, yüreğimde…

Gözlerimde karanlık bir boşluk, sönmüş yıldızların yerini almış, yüreğimde derin bir yara açılmıştı. Ana yoksunluğu, her geçen gün biraz daha büyüyen bir boşluk gibi ruhumu sarhoş ediyordu. Nâbî’nin yazdığı o eski sözler kulaklarımda yankılanıyordu: "İkilikte bî-pâr," derken, kendimi eski günlerin gölgelerinde kaybolmuş buluyordum. Her anı hasretle dolu, her adımda bir sızı var, adeta Fuzûlî’nin dediği gibi, "Herdehimî" bir dertle sarmalanmıştı kalbim.
Gönlüm, eski bir masal gibi, anne şefkatinin hüzünlü yankılarına ev sahipliği yapıyordu. Varlığın derinliklerinde, aşkın en güzel tarifleri arasında kaybolan bu yoksunluk, her gece beni eski hatıralara götürüyordu. Zamanın derinliklerinde bir umut arayışı içinde, eski dertlerin ve karanlık günlerin gölgesinde, bu hasret her an biraz daha derinleşiyordu. Anne sevgisiyle yanmış, eski huzur dolu yuvalardan geriye kalan sadece sessiz bir hüzün kalmıştı.
©aliercan