Gözlerimi kapattım dinliyorum
istanbulu öylesine sakin sessizce
hayallerimin peşinden koşar gibi
aynı güne ayrı anılar sığdırırım
umut ettiğim hayat kavgasında
bölüştüm ekmeği'mi niceleri gibi
Gözlerimi kapattım dinliyorum
istanbulu vapurun çıkan sesini
martıların simit için kavgasını
insanların nefes alış verişleri
bir ömür geçiyor adeta arada
insan aynı şeyleri yaşıyor gibi
Hayat akıp gider zaman içinden
farklı yönlere doğru anlamazsın
bir gülmek tüm yaşamı değiştirir
yaşarım ve anımsatan yüzler olur
filiz açar yedi veren güller yarına
üşürüm birşeye hasret kalmış gibi
Gözlerimi kapattım dinliyorum
istanbulu ne çok yaşanmışlıklar
var burada unutulmaz bir iz ve
bir oyuncak misali kırık gönlüm
çocukluğum masal kadar yalan
sanki hiç gelip yaşanmamış gibi
Yıllar beni ben ömrümü yorgun
düşürdüm uykular derin kabus
hergün zehir zemberek olurdu
güneş birazdan kaybolacak ve
yerini yalnızlığın gecesi alacak
saat ilerler durmaz zaman gibi
Her dakika korkularım artıyor
sonra hüzün birden bire bir yaş
damlası yüreğimi kavurur elimi
uzattım hayalin tam ortasından
mutluluğu yakalamak için uzaktı
gökyüzünde ulaşılmaz yıldız gibi
Gözlerimi kapattım dinliyorum
istanbulu yitirdiğim onca şeyler
gökyüzünün rengini çalar deniz
ve bulanık geçmişin perde arkası
yaşanmaya değer hiçbirşey yok
unut aklımda ne varsa dün gibi
C