Tutuklu bir notanın dinmez yakarışıyla ses veriyor hasretliğin...
Bu kaçıncı seni kendime çalışım...
Ey gönül sazımın yüreğime carpan teli...
Ey dilsizliğimin dile gelen sevda cümlesi...
Kırılmış ve incinmiş kalbimin sevda seli... hergün yeniden dogansın kalbimin güneşi...
Gel ey kalbim...
Yürüyelim masalların toz pembe düşlerine...
Yürüyelim ey kalbim devirler öncesine...
Gidelim bembeyaz bir zamanın ötesine...
Ondan arda kalan bir ömür üzerine...
Gel ey kalbim...
Boyayalım sonsuzluğu solmayan nefesinden...
konalım gönlüne hiç açılmayan kafesinden...
Duyuralım aşk seslerini gönül sesinden...
yanalım ve kül olup yendiden doğalım ateşinden...
Gel ey kalbim...
Bir şiir miktarınca oturalım ikimiz...
Yedi elif miktarı ah ceksin içimiz...
Bir gün-ah etmeden kavuşsa ellerimiz....
Bir dua miktarı kanatlanacak seccademiz...
Gidelim ey kalbim...
Tutunalım bir uğur böceğinin uğruna...
Bir inşirâh bahşet yarâb bu kuluna...
Tanık olalım bir kozanın doğuşuna ...
Gecenin sessizliğine bir ışık oluşuna...
Yanalım bir ateş Böceğinin ateşine...
Dudağın dudağımda nefes kesişine...
Kalembaz Meftun oldu her satır hecesine...
Gidelim ey hayalim, hayalinin peşine...
©
K