Sen saatleri zaman diye önüme serdiğinde,
ben o zamana seni hapseder öyle yaşamak isterdim.
sadece susmak seni anlamlara bölüp içmek isterdim
bir günaha şahit ortak gözyaşı dökmek isterdim.
buğulu camların arkasından nefes alıp vermek gibi gözlerin...
öyle akmaya hazır bekler damlamayan çaresiz gözyasların,
fırtınalar kopardığım yüreğimdeki ateşin kurtarıcısı mı yoksa gözyaşların,
neleri göze almazki,sebebi sende son bulacak çaresiz düşüncelerim.
isyan ederim üzüntümü benliğime haps eder öyle dökerim,
sorma nedensiz çaresizliğimi,anlama;
anlatmaya çalıştığın acımı...
ben bilirim.. ...
ben yaşarım; hayatı bana yaşam diye dört duvar arasında satanları,
şimdi iki çift göz değdi gözlerime, içi dolu aynı bir yüreğin iki sesi gibi
dokunmak istedim ellerimle silip yeniden yüreğime akması gibi
anlamak yaşadıkça onunla varolup yeniden doğmak istedim.
görülmeyen gerçekleri anlatmasanda o gözde perde olmak istedim.
hep dökülmesin o tatlı gözlerin,
bir gülüşün gibi mutludur hissettirdiğin gerçeklerin,
heyecanlandığım o duygudur sende var ettiğim sevgim,
birgün sebep olursam ağlatmaya korktuğum,
o sendeki gözlerin asıl ölüm sebebim.
şimdi bakıyorum sana içim ürperiyor....
hafiften bir acı kaplıyor yüreğimi...
ağlamak istiyorum seninle o gözde söz olmak istiyorum.
iki çift göz değil senin yaşamın öyle saklı öyle derinki kayboluyorum,
ufacık yüreğinde atan olsaydım. gözlerindeki perdede son bulsaydım.
şimdi diyorsunki,
nedensiz baktığın gözlerimde göz yaşı olsan ne fark eder
benim ufacık bir yüreğim var ve ben hayata öyle tutulmuşken,
döktüğüm iki damla gözyaşın hüznünde mutluLUğu bulamam ki...
©balatlı
B