M

Gül sükûta gizlenmiş

Sesinin olmadığı bir sessizlik var üstümde
Bu sanki dört duvar!
Sanki soğuk bir mezar!
Sanki bir deniz derinliği!
Ya da hayatın olmadığı geniş bir çöl!
Bu hangi dilsiz, hangi uykulu halin?
Hiçbir ses duyulmuyor!
Hiçbir ses hayatımın akorduna basmıyor!
Bu hüzünlü bakışlar ne kadar da belirgin!..
Ama bulutlar!
Bulutlar ve gölgeleri özgürce dolaşıyor...
Bak, yıldırım atacak!
Şimşek çakacak birazdan
Hiç konuşamayacak mısın?..
Söyler misin?
Neden harabeler yeşil de, duvarlar ıssız?
Gözlerinin bulunduğu yer antik saray mı?
O gözlerinde ki ceylan gülüşü,
Kaç bin yıl öncesinden kaldı?
Tilki mi kaçırdı gülüşlerini?
Vahşi sırtlanlar mı yedi?
Yoksa baykuş mu tünedi? bulut aşağı saçlarına.
Neden sürekli bu sessiz uçurumlar?
Neden bu belirsizlik?
Bak, çığlığını yankılamak için eğilmiş rüzgar!
Haydi çık oradan!
Çık o sessizliğin içinden!
Orada gerçek ve bilinçli bir yalnızlık var!