Kırgınlıklarım yaşımdan büyük benim kıridıkça
yüreğime batan gittikçe boyumu aşan dikenler
canlar payam payam...
büyüdükçe sığmadım kabıma taştım
bazen ise yağmurun sesiydi toprağın bereketiydi
konuştukça suç sayılan bendim
söyleyemem kimselere sadece yazarım
ben titreme anne üzerime boşuna
Gülriz ler soluk donuk yüzü açmaz artık
öyle senin bildiğin gibi değiller yetiştirdiğim
güller avucun kanar kıyamam...
odam da bir köse var oksijene bağlı güç
bulduğum tam uykuya daldığım anda
ferahlatan bir devinim kendi
sesimin çığlığını duymuyorum.
~Gülriz ~
Suspuslarimiz ne zaman geçecek hadi sen
söyle güzel kokan gülü baharın adın gibi
yok olur mu bu sıkıntılar..
Bir gün evet...o gün kıymetimizi anlayacaklar solarken kağıtlar.. ağıt yakacaklar ben o gün
güleceğim sadece onlara uzaktan
kaf dağından bakacağım en tepe den
yükselerek zamanında neredeydiniz
diyeceğim.
Konuşmak kolay olacak uyuyanlar için
yalnızlığa baş dayadığımizda konuşma
vaktidir. tercüman olacağız bu sefer
duygularımıza önem vermeyenler
tenezzül etmeyen ler dinleyecekler
ama çok geç...
~Gülriz ~
Kaç şiddetinde depremler olduğunda..
niye görmediler yıkıntıları sarmadılar
niye merhamet etmediler ki şimdi bırakın
sararım ben yıkıntılarımı kaldırırım naaşımi ! dokunmayın kalsın yerinde ben alıştım uykuya
bu hayatta da..
©ebrulimsi_
E