U

GÜLÜMSE ÇOCUK

İlk adımlarındaki heyecanı,
Tumturaklı duruşunla sarfınazar edemem.
Boncuk gözlerindeki tatlılığı,
Efsunkâr düşlerinden gayrı göremem.
Kadirşinas olmaz sana karşı,
Yalanlarla dolu mavi dünya.
Savaş içindeyken herkes ister barışı,
Geçerli adalet budur burada.
Küçücük bedenine sığmış koca ruhun,
Her şeyin güzel olacağını haber verir gibi.
Senin parlak ve mutlu durumun,
Çiçeklendirdi çareleri bulamayan içimizi.
Salıncağında sallanırken sen,
Bulutlara uzanırsın, biliriz.
Kelebeklar uçuşur, kalbinde sirayet eden, Çoğalt onları çocuk, sana minnet ederiz.
Zail insanlık vasıflarını,
Arar olduk endişeyle.
En taze mülahazalarını,
Bekler olduk neşeyle.
Aynı çember içinde gezip durup,
Yorgun bedenimizle bir yandan,
Karanlıklara her gece susup,
Yok ettik ışığı, gününü aydınlatan.
Aldırış etmeden telakki etmelisin;
Muhtelif dar geçitlerden hep birlikte,
Ancak bu şekilde ilerleriz, bilirsin...
Çağın yoksunluklarını bırakmalıyız geride.
Susma, susma ki sönmesin vuzuhun,
İptidai eller altında biçare kalma,
Yalnız hissetme, içinde güruhun,
Müfrit gülüşün lazım insanlığa...
Müteessir gözlerimizi güldür,
İçin kıpır kıpırken durma!
Buralara sıçrayan yangınları söndür,
Berrak sularla, mışıl mışıl rüyalarında!
Belki soğuktur hayal kurduğun yerler,
Seni, içini ısıtmaz yamalı kucuk...
Ama unutma, gerçekler ölmezler,
Gerçeklerin şerefine gülümse çocuk.
u.printer