Işıksız yürüdüm bugün;
ıssız sokakları,
Nice sahipsiz hayvanlar,
Nice evsiz insanlar gördüm!
Acının çizilmemiş bir manzarasıydı
Bu gördüğüm!
Hiç bir ressamın çizmediği uğramadığı ıssız bir sokaktı.
ürpertici ve üzerinde durulmayan
son duraktı!
Çizilse dahi! hiçbir zenginin dikkatini çekmeyecek bir manzara sergilenmiş olurdu o tabloda.
Yokluğun perde arkasından,
Açlık savaşı veren,
Başları dahi okşanmayan,
yetim öksüz çocukları gördüm!
Açlığı bastırılmak üzere uyutulmak istenen ağlayan bebek sesleri duydum.
Her attığım adımda acının feryadını sezdim!
Sessizdim!
Açlığın mide gurultusunu,
Çaresizliğin isyansız gürültüsünü duydum!
Gün aymayan sokakların
Gecesinde kalmış,
ıssız bir sokaktı gördüğüm;
Kaderlerine mâhkum edilmiş insanların,
Hak etmediği adaletsiz,
acımasız bir hayattı bu gördüğüm!
Yokluğun kurak bahçesi olmuş
demir parmaklıklı pençerelerinin
önündeki boş çiçek saksıları.
açlık savaşı veriyordu;
her bir evin yankıları,
yoksulluk adını vermiş
acı hayat onlara!
Ve bu demiş sizin kader şiiriniz..
✍Şahin eroğlu
Ş