D

GÜN DOĞMADAN

Bazen gökte ki aya takılıyor gözlerim
Bulutlara yükleyemediğim dualarım geliyor aklıma
Ya Rab diye ağladığım
Ağlayıp ağlayıp hıçkırdığım pişmanlıklarım
Bir bir düşüyor penceremden gökyüzüne
Sonra gözlerim dalıyor cehennemin dibinde ki gayya kuyusuna
Bir an kendimi buluyorum kalemin ucunda
Nefsim şeytanın dilini takmış ağzına
Bir türlü yazamıyorum kendimi günah sayfasına
Kalem kılıçtan keskin olmuş doğruyor ilmek ilmek beni...
Günahıma kefaret mi bilmem,
Şu kağıdıma mürekkep olan göz yaşlarım.
Sabahı beklerken gözlerim hüzünlü bakışlarla,
Ya Azrail çıkagelirse bir an da?
Ya tutup atıverirse Sen'in huzuruna ya Rab
"İşte bu ya Rabbi Sana asi olan kulun" der de
Çarpıverirsen yüzüme işte boyundan büyük günahların diye,
Ağırlığı sol elimi parçalayan balçık kokan defterimi...
Ben bu rezil defter ile nerelere giderim
Var mı ki Sen'den başka çalacak kapım
Var mı ki Sen'den başka derdimin merhemi...
Oysa böyle olmamalı;
Başım önde edebinden bakamayan biçare gözlerle,
Günahından arınmış ayak ve ellerle,
Son nefesinde dahi İsmi Şerifinden kana kana içen,
Sen'i anmadan ruhunu her daim cehennem de hisseden,
Sen Sen diye ruhu Ferhat gibi şeytan dağlarını delen,
Aciz, sana nazlı bir kul olmak isterdim,
Huzurun da dururken...
Ya Azrail geliverirse ya Rab!
Ya gelir de atıverirse huzuruna beni
Ben nefsimi henüz koymamışken tevbe kapısına,
Açılmamışken tevbe kapıları dualarıma,
Henüz ay ışığında Sen'in muhteşem sanatını izlerken,
Henüz güneş dayanmamışken odamın penceresine,
Dayanıverirse Azrail nefesimin kapısına...
©gülvekül