Bir el uzatıyorum karanlık yarınlar var karşımda
Adımlarım kararsız bi çare dönüşler yaşamışım ufuktan
Düşkün...
Yılgın...
Ve solmuşum huzurun da
Ben geldim demek isterdim ya Rab'bi ruhum tertemizken
Henüz kokuşmamışken düşüncelerim ve henüz nurun yüzümden silinmemişken
Kopartılmamışken gül dolu bahçelerden ruhum
Elimi utancımdan yüzüme vurmadan gelmek isterdim ya Rab'bi mahşerine
Şeytanî aşklara bulaşmış kirletilmiş bir kalp var elim de
Öyle bîçare düşüncelerim, yüzüm düşmüş sanki cehenneme
Bitkin...
Ölü toprakları atılmış sanki ruhumun sıfatına ki
Ölmeden gömülmüşüm fitneler mezarına günahlar şehrinde
Sağıma dönsem çirkefleştirilmiş dünya nimetleri geliyor yanıma
Soluma dönsem yalanlarla dolu yılanlaşmış duygular sürünüyor ruhumda
Nurunun aydınlığını engelliyor nefsim
Şeytan son bir darbe için hazırlanıyor biliyorum tam karşımda teyakkuz da
Kuduz köpekler gibi şehvet akıyor çehremden
Utanıyorum...
Ellerim kapatamaz yüzümde ki günah çemberini
Gördüğüm kör dünya rüyalarından bir türlü uyanamıyorum
Öyle dalmışım dünya hülyalarına uyanamıyorum
Biliyorum bir münadi uyandıracak karanlıklarla dolu odam da
Dar gelecek âlem nefes alamayacak nefsim
Ey Rab'bim kemiklerim birbirine geçirildiğinde huzurunda
Affet beni...
Affına uğrat mahşer alanın da ...
©gülvekül
D