Kırılmış bin yerinden sarılır yara bandına
sarılı yalnızlıklari kucaklardı beyaz bir tebessümü
ilke edindiğim sahiplenirim.
bulanık bakar gülümseyen, alıngan güneşim de
bir hal vardı etrafı sarılı olsa da siyahtır
gece uyumazdı uyutmazdı uyutmadı.
Biraz kırgın biraz mutluluk serper şehirde
üzerimize oda biraz sen ya da ben gibi
bakar mutluysa kabuğuna sığmaz olur mutsuzsa
ağlayan bulut arkasına saklanırdı sonra
su serperdi intikam alırcasına isyankârca.
Kan revan için de tebessümlerin de maskesi
vardır. biri birilerinin de daima aklinda kalmış
Kapıya dönük gitmek için kollarını kollayan topraktır güneşin
ortasında kalan boynu bükük
yeniden görmek, sevmek içindir.
Teselllisidir zaman tecelli ederse kutuplar da da yaşasa hani
Güneyi gösterir pusula da yön çizer
parola için.
Güneşi görmeyen şiirlerin ortasında
öksüz yetim bırakılan dizelerin de sahibi yoktur
uyak düzenine ters düşen aşkların da rengi soluktur.
Uyumak isteyen ağrılarını dindirmek için
hep bir ayak üstünde
durur kalbi sıkışır ritmi zayıftır.
Gitme telâşında bir gün daha
bezdirir dinlemez, dinlendirmez nefret
edersin duyduğun her şarkı dan
biraz eksik kalırsın artık akıp giderken erir
avucunda hasret rüzgarları savururdu.
Canana kavuşmayan satırların ardında
parçalara ayrılır senfoniler, devam edemez artık
yoluna kalır öylece öylesine, ölesiye
bir gecenin sonunda nasibin varsa sabahı görürsün.
©ebrulimsi_
E