Uyanmıştı seher vakti
ile sabahın ilk ışıklarında gün aymadan
daha yola çıkmıştı
Harç harç tuğla taşır toprak kazardı
Alın terinde el izi vardır
Hızlanırken adımları yola devam eden
Şemsiyesi var dı bulutun da
korumuştu güneşi sımsıcak
ısınırken etrafın da simit atardı
martılara denizi seyreden kuşlara
Cıvıl cıvıl uçarken havada istanbul da
son bahar
yağmurun sesi usul usul duyulmuştu
nağmeler eşliğinde dans ederdi damlalar
Ritm tuttu adeta camın bugusuna
yaslandiığında sevdiğini izlerken daldı
uzaklara aldı eline kalemi başladı
yazmaya yaylalar dan papatya topladı
Çiçek sulamıştı şiirine aşk kokusu ile
Kırılmasın diye vazoya koymuştu
Karalarken satırları buram buram
memleket kokusu dizeler de
gözleri ışıl ışıl parlardı her sayfa da
tek tek gizemleri dökülmüştü
anlatmıştı sırlarını yalnızlığına ortaktım
ben de o satırlara hiç ihanet
etmedim
Ilmek ilmek nakış işlerken
duyguları öğüttüler yüreğimin kabarcıkları
var sancısı duyulmayan
rant savaşı terli mücadele
alın terini siler anıların
Dokunacak kadar yakın mesafelerin
girdabın da kaç durak durdum
da şuram da gizli kaldı yarası
yarısı da ne yapsam suç
sayılmış üzerime sinmiş
için için telvenin dibinde duman
acı acı tüter ken bir şairin günlüğü
sona erdi
©ebrulimsi5
E