Matemsel bir havada görünür kara tren.
Uykusunu almamış makinist yapar fren.
Veda eden insanlar, kısa sembolik tören.
Yola revan vaktidir kaçar gurbet treni.
Gözyaşı eşliğinde aşılır dere, çaylar.
Hasım gibi görünür uzayan demir raylar.
Yüreklerde alevler,sanki yanık buğdaylar.
Nice hüzünler taşır,uçar gurbet treni.
Kimbilir ne zaman döner geri yolcular.
Sorsan fikir beyanı,nerden bilsin falcılar.
Valizler kahır dolu,bir de sonsuz acılar.
Etrafına pişmanlık saçar gurbet treni.
Geride kalanlarsa pek perişan pek üzgün.
Sancı çökmüş başına,hatta hafiften kızgın.
Boşunadır sitemin böyle yazılmış yazgın.
Ölümden bir merhale,geçer gurbet treni.
Hikayemiz sürmeye devam eder yıllarca.
İbreti almak gerek aklı sağlam kullarca.
Nice aşkı sevdayı biçer gurbet treni.
Hergün başka diyara göçer gurbet treni.
©ibn-ulvakt
M