Neydi hayat...
Neydi hayatın anlamı...
Yoksa o eski türk dizilerinde ki gibi aşk mıydı...
Ya da para mıydı...
Eski filmlerde olduğu gibi aşk paraylamı satılırdı...
Güzel kız...
Severdi fakir oğlanı aşık olurdu ona...
Sonra kötü kalpli ama zengin bir fabrikacı gelir...para verir alırdı kızı...
Sevmezdi onu güzel kız...
Ailesi yoksuldu paraları yok denecek kadar azdı...kurtarmalıyım diye düşünürdü güzel kız ailesini...
Fakir oğlanın aşkını kalbine gömer...
Evlenirdi zalim adamla...
Fakir oğlansa hergün düşünürdü onu...
Acaba...acaba sever miydi beni...
Benim onu sevdiğim kadar...düşünür müydü beni...benim onu düşündüğüm kadar...
Hergün sorardı kendine...fakir oğlan...
Bu muydu hayatın anlamı...
Feda etmek miydi??
Yoksa masallarda ki gibi prenses ve prensesin kıskanılan aşkı mıydı...
Hayatın anlamı...
İki insanın hayatı böyle kolay mı biterdi...
Ya da böyle kolay mı birleşirdi...
Güzel kız da zalim adamın evinde düşünür dururdu hergün...
Acaba...acaba sever miydi beni...
Benim onu sevdiğim kadar...düşünür müydü beni...benim onu düşündüğüm kadar...
Aşıklar hissederlerdi birbirlerini ama kavuşamazlardı...
İşitirlerdi birbirlerinin seslerini...ama konuşamazlardı birbirleriyle...
Alırlardı birbirlerinin kokusunu ama sarılamazlardı...
İşte buydu onların hayatlarının anlamı...
Üzüntü,hayal kırıklığı ve en önemliside ihanetti...
Birbirlerine ihanet değil...
Hayallerine ihanetti...
Hem de birbirlerinin hayallerine ihanetti...
©aygüneş321
A