Mu'tedil bir yaşam içerisinde, öylesine mahzun, öylesine duru,
Bu ne azîm sükûttur, bu ne âlâ sessizlik.
Dâvam deyip suladığım ağaç şimdilerde kupkuru,
Bu ne müşevveş, ne büyük bedbinlik..
Fısılda kulağıma kulağıma ey kırbaçsız muallim.
Bu ne azîm rikkat, bu ne acip bir hâlet.
Unuttum yükümü.. Ben suretperest, ben parçalanmış dilim dilim,
Bu nasıl bir sevk-i tabii, bu nasıl bir hacâlet.
S