U

HÂL PERİŞAN UMUTLAR DARMADUMAN

Başını duvardan duvara ne diye
vurmaktasın.
Bir o yana bir bu yana ne diye dönme dolap haliyle yaşamaktasın.
Sen dünden beri kaybettin daha neyin çabasındasın.
Olmazsa olmazlara niye olurlarla bakmaktasın.
Sevdalandın sana olmaz birine.
Niye kıydın İbocan o masum haline.
Olmayacak duaya niye tutturdun amin diye.
Görüyorsun işte yaptıklarından ağıt
yakmaktayız el ele.
Aşkın tutunmuş bir alevdi orası doğru.
Peki iş paraya gelince cüzdanın ne kadarı dolu.
Sen sen ol terket sözde varlığın içindeki yokluğu.
Allah'ın aşkıyla yanıp tutasın sen doğru yolu.
Aşkını dert eğlemişsin kendine.
Bilmiyorum ne kadar haklısın o yönde.
Peki sana soruyorum ne olacak bu halimize.
Başımıza açtığın dertlerden düşmüşüz sersefil bir hale.
Olmamış hiç bir şey dertlerimize çare.
Düşürmüşsün sen hepimizi kasvetli bir derde.
Hayata tutunmaya çalışıyoruz tasavvuf meyhanelerinde.
Fırçalar hiç eksik olur mu? takkeci babaların ağızlarından bize.
Yürüyoruz hep beraber tozlu yollarda bizler.
Sana nasihat okumaktan olmuşuz her birimiz bir rehber.
Hele sor bizlere böylemiydik öncelerden.
Yaşadığımız bir zevk, yediğimiz bir yemek vardı o kapaksız tencerelerden.
Gayrı bundan sonra ayıramayız seni dönüşü olmayan yoldan.
Ancak kendimizi özgür kılabiliriz. Bu uçurumsu hayatından.
Birde ayırabilsek umutlarımızı, belalarından.
İşte o vakit mutluluk abidesi oluruz. Yaşarız hayatı en başından.
HAYAT DOSTUM İBRAHİM HALİL
KARATAŞ' LA YAŞADIĞIMIZ ANILARDAN
ABBAS YAMANCAN