Dağlar arasında özgür doğan
güneşin gülümseyen çocukları
geleceğe umutla bakan masum
yüzler on binlerce katledil'miş
tek vücut aynı beden aynı ruh
tebessüm etmiyor hiçbiri
kar yerine kan yağıyordu
bir azap dövmesi hayatlar
sessiz toprağın altı nice ki
ölenlerle dolu yazık burda
zaman işliyor saat durmaz
ömür harcanıyor yok yere
uyu şehirler gürültü olunca
haram uykular bölük bölük
kalbler hüzün taşır gözlere
yağmur boşalır yaşlar süzülür
ansızın kurşun hedef gösterir
küçük bir çocuğun korku dolu
anları tarihin tozlu sayfasına
yer edilir halkların kardeşliği
adına yürür destan olur
ayaklar altına serilen ki
umudun gerçeklerin yüzü
bir ölüp bir dirilir zamana
karşı gelen her türlü zorluk
kaçınılmaz bir sondur ara sokaklarda;
anne karnında ilk kurşunu
yemiştir daha doğmadan
ayakları yere basamadan
gülüp geçerdi nice zalimler
var vakit üstün kolluyor ölüm
sadık kalır randevusuna seni bulur;
el tetikte özgürlük namlusu
bitmez kaderine göğüslediği
paslı bir çivi kadar direnmek
oysa hayat onuruna bırakırdı
savaşmak için yaşamakta gerek
Yaşamak içinse bitsin diyorum artık
bu kin bu ızdırap yetsin diyorum.
Yorgunluk üzerlerinde kara bulutlar
dolaşır ferman dinlemez idam edilip
yaşamından koparıp topraklara can
teslim verilir kor yanar yüreklerde
alev alev tutuşuyor geceler çaresiz
türküleri emanet edin susmasın
şiirler söylensin bırak dört yana
korkulu rüyası kabus en derinden
uyanır yarı uykulu taşır omzunda
gunahını sevabı gözlerinde gördüm
hayatı olumsuz yönde etkiler savaş
meydanlardan çıkmıyor direniyor
halkların kardeşliği özgürce daima
elbet doğacak güneş biter karanlık
aydınlanır gökyüzü biraz sabr çocuk
birgün kazanacak hakların kardeşliği
Bir ışık olacak zamanda;
C