Gözlerde hasret, yüreklerde yara,
Herkesin derdi ayrı, her derdin bir çaresi var mı acaba?
Gözyaşları süzülür yanaklardan,
Hasret çeker her kalp, sevdiklerine kavuşmayı arzular.
Bin bir hayır, bin bir iyilik,
Yine de dertler bitmez, hep bir hüzün var yüreklerde.
Fakir sitem eder kaderine,
Zengin ise gaflette, mal mülke dalmış, kul hakkını unutmuş adeta.
Uyanır bazıları güneşle,
Bazılarının penceresi kapanır karanlığa.
Her günün gecesi hüzünle dolar,
Hayaller güzel görünse de, gerçeğin soğukluğu vurur kalplere.
Zemherinin buz gibi gecelerinde,
Hayaller yorgan olur, üşüyen yüreğe.
Ama nafile, ısınmaz gönüller,
Sığınak arar, bulamaz bir türlü huzuru.
Dertsiz, tasasız bir dünya mı istiyorsun?
Mümkün mü bu? Tohum ekmeden mahsul olur mu?
Her gayretin bir bedeli var,
Sabırla beklemek gerek, belki de sonu zafer olacak.
İsteklerin peşinde koşarken,
Kısmetini sorgular, kadere küser insan.
Boyun eğmek gerek bazen, rıza göstermek,
Belki de o zaman bulursun aradığın huzuru.
Gönülde sevgi varsa,
Dilinde zikir, kalbinde aşk olur.
Kıblegahın o olur, maşukun o,
Başka bir şeye ihtiyacın kalmaz.
Kalp aşkla doludur,
Her şeye o yeter.
Sen hala kaderinle boğuşuyorsun,
Ne arıyorsun, neyin eksik peki?
Kaderin böyle, kulsun sen,
Ne yaparsın? Boyun eğmek gerek bazen.
Belki de o zaman bulursun aradığın mutluluğu,
Belki de o zaman anlarsın kaderinin güzelliğini.
©hasanbey.
H