Ş

Hayat

Mezarcılar küreğinde yeni doğumlar taşır
Hayattır bu nihayet insan her şeye alışır
Bağıranın etrafına halka olur kalabalıklar
Yalnız ölür acısını feryada dökemeyen kapanıklar
Bir onkoloji koridorunda loş ışıklar dökerken tavan
Şaşırır gün sayısı bahisli kuponları duyan
Dökülmemiş son kirpiğine bakıp ağlayan
Çocukların hüznünde mahfuzdur hayat
Bir savaş meydanında havan uğultusu
Ölüm taşır kulaklara ölüm cennet muştusu
Nice memleket toprağı emanet postallarıma
Nice yiğit kollarıma solumuşken ciğerindeki son havayı
Nasıl anlamam hayatın taşıdığı muhtevayı
Kurulduğu vakit yine yollarımıza ölümü sırtlamış bir pusu
Bölününce ininde münzevi kurdun uykusu
Bizim için yaraya basılmış bir tuzdur hayat
Bir yetim çocuğun bükük boynunda
Dar ağacına çekilse tüm zalimler
Soğur mu şahin bakışlı yavruların yüreği
Çözülür mü bayrakta evlat kokusu alan anaların
Bağrına atılmış kangren ilmeği
Nasıl taşır bunca hüznü koynunda kainat
Nasıl istenir unuttum yaşamak niyetine imdat
Bize silmek yasak akmaya cüreti olmayan yaşları
Bize kaldırmak yasak yerde kalmış naaşları
Ağlamak dökmekken eteğindeki taşları
İçimize oturan bir topuzdur hayat
Bir kaldırım taşını döven tıkırtı ritimli topuklar
Bir sokağa yansıyan kurum renkli karanlıklar
Çakır keyif kafasıyla kadına cellat alçaklar
Nice kadının teninde kanı kuruyan bıçaklar
Sancı çeker de duymayız ölüm tanığı saçaklar
Ölüm müsebbibi suçları kadın olmakmış meğer
Katile takılmıyorsa madalya bu da kayda değer
Bu coğrafyada cikletten bile ucuzdur hayat
Rüyama giren bebeğin gözleri göğe ilham
Buğday sarısı saçları bir ülkeye imtihan
Cesedi bulunmuş mahçup bir dere kenarında
Yanmaz mı ona kıyan gayyanın narında
Çığlık çığlık bir sükût içimi yırtar
Nasıl sıra bulur bu evrende aşk
Gamsıza dünya cennette bir köşk
Gam ehlini soluksuz koyan bir boynuzdur hayat...
©şiirlidüş