Z

: --- Hayat, biz farkına varmadan içimizde büyüyen bir yolculuk. Ölümler…

:
---
Hayat, biz farkına varmadan içimizde büyüyen bir yolculuk. Ölümler, kazalar, var oluşlar ve yok oluşlar; ayrılıklar, yaşanmışlıklar ve yaşanamayanlar, her biri bizi şekillendirir. Her insanın payına bir hayat düşer, ama bu hayatı nasıl yaşayacağı tamamen kendi ellerindedir. Kimileri, ne olacağını bilmediği bir gelecek için çabalar durur. Kimileri, genç yaşta vazgeçer hayattan, umuttan, mücadeleden. Kimileri ise ancak yıllar sonra kendini tanımaya başlar, her şeyi fark ettiğinde belki de çok geç olmuştur.
İnsan bazen bir araftadır, ne gitmeyi bilir ne de kalmayı. Seçim yapmanın ağırlığı altında ezilir, istediği gibi değil, olması gerektiği gibi yaşamaya boyun eğer. Tam da bu yol ayrımlarıyla dolu bir yaştayım, Kendimle her konuştuğumda, kendimi daha iyi mi tanıyorum, yoksa daha çok mu kayboluyorum, emin değilim. Ben kim olmak için yaşıyorum? Her yıl hayatımda bir şeyler değişiyor. Yaşanacaklara kendimi hazırlıyorum, ama aslında her yıl eski bana veda ediyorum.
Vedalar her zaman acıdır, çünkü değişim her zaman sancılıdır. İnsan, alıştığı şeyleri geride bırakmakta zorlanır. Fakat farkındalık, yaşamın dönüm noktasıdır. Bir şeyi fark ettiğinde, hayatını yeniden şekillendirmeye başlarsın. Farkına vardığın her şey seni büyütür, seni dönüştürür. Ölüm, belki de en büyük farkındalıktır. Ölümü anlamak, aslında yaşamı anlamaktır. Ölümün varlığını bilerek yaşamak, her anın değerini bilmek demektir. Hayatın getirdiği acılar, vedalar, her biri bizi bu gerçeğe biraz daha yaklaştırır.
İnsan, başına daha kötüsü gelmeden elindekinin kıymetini anlayamaz derler. Ölüm gelmeden yaşamın değerini anlayamaz insan. Şükredeceğimiz milyonlarca şey varken, gözümüz hep eksik olanda olur. Ama asıl şükretmemiz gereken, hayatın kendisi, varoluşun ta kendisidir. Her gün, her an bir fırsattır; yeniden başlamak, yeniden anlamak için.
Bize verilen yaşamı kabullenmek, kendimize yapacağımız en büyük iyiliktir. Çünkü kabullenmemek, insanın kendine yapacağı en büyük kötülük olur. Kabullenmek, hayatın getirdiği tüm acı ve sevinçleri olduğu gibi kabul etmeyi içerir. Kendini anlayarak yaşa. Çünkü kendini anlamadan başkasını anlayamazsın. Farkındalık, bir dönüm noktasıdır. Ne zaman ki dünyanın işleyişinin farkına varırsın, o zaman kendi dünyanı da düzene sokmaya başlarsın. İçindeki kaosu tanıdığında, o kaosun seni nasıl şekillendirdiğini de anlarsın. Değişimden korkmak yerine, ona sarılmak gerekir. Çünkü her değişim, seni daha derin, daha gerçek bir sana ulaştırır. Ve bu yolculuk, insanın en büyük zaferidir.
---
©zehra4345